Herkesin tutkunu olduğu markalar vardır. Bu tutku öyle bir şeydir ki O’na sahip olabilmek için gerekirse fedakarlık yaparsın, gezmenden, boğazından kısmaya razı olursun ya da bir an önce O’nu giyebileceğin an gelsin istersin, sabırsızlanırsın.
Puma mesela… Bir çift Puma’ya sahip olmak…
Onu alınca ateş sönmez; özen gösterirsin, bir yerine bir şey olur diye için gider.
Bu bir tutkudur işte!
Peki, insan o hissi büyüdükçe kaybetmez mi?
İşte böyle bir markayla tanışmaya giderken ve ardından bizimle çalışmaya karar verdiklerini öğrendiğimizde benzeri duyguları ve heyecanı biz yaşadık. Bizler Puma ile çalışacak olmanın heyecanını günlerdir içimizde tutmakta zorlanıyoruz. Ve bu markaya yıllar geçse de gözümüz gibi bakacağımızı biliyoruz.









