19 Haziran Cumartesi günü, Puma ve Boyner işbirliğiyle düzenlenen, ardından Lassa’nın Co-Drive etkinliğiyle de birleşerek bir tür Super-Combo’ya dönüşen Puma Boyner Motorspor Şenliği’ndeydik. Atatürk Olimpiyat Stadı’nın Kuzey Otoparkı’na kurulan 3 ayrı pistte gerçekleşen şenlikte neler yoktu ki? Go kart turnuvaları, slalom yarışları, park etme yarışması, canlı langırt… Tüm bunların yanında, birçok kişi tarafından gelmiş geçmiş en iyi Türk Ralli pilotu olarak tabir edilen Volkan Işık, tüm gün alanı son hız turlayarak, sayısını tahmin bile edemediğimiz kez drift yapmak suretiyle hepimizin aklını başından aldı. Işık’ın kurbanlarından biri de etkinliği sunan Geveze’ydi. Ekseni etrafında yaklaşık 800 kez drift yapılan Geveze, şenliği buharlaşarak terketti…
Biz ise gün boyunca, şenliğe davet etmiş olduğumuz otomobil ve motorsporları bloggerı arkadaşlarla çeşitli aktivitelere katılarak fütursuzca eğlendik… Zaten bizi en çok mutlu eden şey de bu arkadaşların etkinliğe katılımı oldu. Biliyorsunuz İkitelli ulaşımı kolay olan bir yer değil (Bostancı ve Taksim’den şenlik alanına servis olsa da). Mesela blogger arkadaşların bazıları İzmir’den gelmişti. Bazılarıysa metrobüse binip, yolun bir kısmını ise yürüdüklerini söylediler, onu biz de tam anlamadıkJ Tüm bu zahmete girdikleri için onlara ne kadar teşekkür etsek az, iyi ki de geldiler, çünkü gerçekten birlikte çok eğlendik. Kendilerinin bireysel olarak katıldıkları yarışların yanısıra, hep beraber yaptığımız canlı langırtın ve Go Kart’ın tadı damağımızda kaldı desek yeridir. Gerçekten bambaşka bir gündü. 35 derece sıcağa, tepemizde bizi kavuran güneşe bile aldırmadık, o kadar kendimizden geçmişiz. (Öyle ki, ajansımızdan bazı arkadaşlar canlı langırt sırasında kendini milli maçta sandı, Go Kart esnasında pistteki lastiklere son hız dalarak pisti birbirine kattı vs.) Bu eğlenceli anları bizimle paylaşan, ardından yazdıkları yazılarla etkinliği tüm detaylarıyla anlatırken bizden de övgüyle bahseden blogger dostlarımıza çoook teşekkür ediyoruz. Daha fazla uzatmadan sözü onlara bırakalım:
P.S: Etkinlikte arkadaşlarla sosyal medya ve blogger iletişimi konusunda da sohbetlerimiz oldu. Çeşitli markalarla başlarına gelen bazı tatsız olayları bizimle paylaştılar, tabii ki detayına burada girmeyeceğiz. Sadece sohbetin özetini söylemek gerekirse, bu etkinliğin blogger iletişimi konusunda bir case study olması gerektiğini düşünüyoruz. Doğru bakış açısına sahip herkesin de ne demek istediğimizi anlayacağını düşünüyoruz. Sonuçta “iletişim”in amacı ve kanalı ne olursa olsun, herşey insan ilişkilerinde bitiyor diyoruz ve yazımıza burada son veriyoruz… Sevgiler:)










Make a comment